Eyüp – Piyer Loti

İstanbul’un En Kutsal Mekânı: Eyüp

 

Eyüp, İstanbul kara surlarının dışında kalır. İslam dini açısından büyük değer verilen kişilere ait mezar ve türbeler ile camilerin bulunduğu bir yer olması dolayısıyla Müslümanlar için İstanbul’daki en kutsal mekândır ve dini ziyaret yerlerinin en fazla olduğu semttir. Eyüp’ün kutsal bir yer olarak ön plana çıkması yüzlerce yıl öncesine gidiyor. Bizans Dönemi’nde de burada manastırlar, kiliseler inşa edilmiş ancak bunların hiçbiri günümüze gelememiştir. Bunun nedeni de tarihi boyunca defalarca farklı milletler tarafından kuşatılan İstanbul’un sur dışında kalan bu yapılarının her kuşatmada tahrip edilmiş olması. Eyüp’ün yeni baştan imar edilmesi ise Osmanlılar zamanında gerçekleşmiş ve günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur.

 

Eyüp’e surlar tarafından girerek bir gezi yapacaksanız ilk olarak Defterdar Caddesi üzerinde yer alan Defterdar Mahmut Efendi Camisi’ni ziyaret edebilirsiniz. Her dinin sembolü olan yapılarda, bu dinin bir simgesine yer verilir. Nasıl kilisenin çan kulesinde haç varsa, İslamiyet’in sembolü minarenin tepesinde de hilal vardır. Ancak bu caminin minaresine hilal yerine aydınlanmanın ve ilerlemenin en iyi yazmak ve okumakla olacağının bir göstergesi olarak, hokka ve kalem konulmuş. Depremlerle yok olan bu hokka ve kalem yakın zamanlarda tekrar minarenin üzerine yerleştirildi.

 

Caminin üzerinde yer aldığı Defterdar Caddesi’ni takip ederseniz sağda Haliç kıyısında göreceğiniz kırmızı renkli bir bina olan Feshane, Osmanlı ordusunun kıyafetlerinin ve feslerin üretilmesi için 1835 yılında kurulmuş Osmanlı’nın en eski fabrikalarından. Uzun bir süre fabrika olarak kullanılan feshane günümüzde ise sergi ve konferans salonu olarak hizmet veriyor. Ramazan günlerinde ise çeşitli eğlencelerin düzenlendiği bir mekana dönüşüyor. Burada Osmanlı padişahlarının boğazı geçerken kullandıkları, hükümdarlara has saltanat kayıklarına da binmek mümkün.

 

Feshane’nin karşısında Belediye Binası’nın yanında Eyüp’ün ilk müzesi olan Nezih Eldem Şehir Müzesi’ni göreceksiniz. 1884 tarihinde askeri rüşdiye olarak inşa edilmiş olan binada yer alan müzede Eyüp tarihçesi ile ilgili belgeler sergileniyor. Müzenin hemen arkasında ise Cezeri Kasım Camisi var. Aynı isimli bir diğer cami de Divanyolu’nda Cağaloğlu Hamamı’nın karşısında yer alıyor.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

 

Zal Mahmut Paşa Külliyesi aynı güzergâhı takip ettiğinizde karşınıza çıkacak Mimar Sinan’a ait olan bir yapı. İçeride Eyüp’ün el yapımı oyuncaklarının hala geleneksel yöntemlerle imal edildiği atölyeleri görebilmeniz mümkün.

 

Eyüp Oyuncakçıları: Eyüp günümüzde dahi okula başlayacak ya da sünnet olacak çocukların getirildiği bir yer. Bu sayede çocukların hayatta daha başarılı olacağı ve sıkıntılardan kurtulacakları yönünde bir inanış yıllardan beri devam ediyor. Buraya her yıl gelen binlerce çocuk da henüz 17. yüzyılda Eyüp’te bir oyuncak sektörünün oluşmasını sağlamıştır. Osmanlı Sarayı’nda şehzadeler için de yapılan bu oyuncaklar günümüzde de yıllarca öncesinde ne şekilde üretiliyorlarsa aynı biçimde üretilerek pazarlanıyorlar. Eyüp gezinizin hatırası olarak bir tane edinmenizi tavsiye ederiz.

 

Semte ismini de veren Eyüp Sultan Türbesi ve Camisi İstanbul’un kutsal mekânları arasında en ünlüsü. Hz. Muhammed’in dostlarından olan Eyüp Ensari, İstanbul’un Araplar tarafından 674–678 yılları arasındaki ilk kuşatmasında burada ölmüş ve mezarı da buraya yapılmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet, Eyüp Ensari’nin mezarını buldurarak ilk önce bir türbe ardından türbenin yanına bir cami ve İstanbul’un ilk külliyesini inşa ettirmiştir. Bu külliye sayesinde zaman içinde Eyüp semti yavaş yavaş şekillenmiş, Fatih’ten sonra gelen padişahlar da Eyüp’te sürekli olarak imar faaliyetlerinde bulunarak Eyüp’ün gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Bu yüzden Osmanlı mimarisine ait birçok eseri burada yan yana görebilmeniz mümkün. Eyüp, sürekli olarak kutsal sayıldığından Osmanlı’da hem halktan kişiler hem de ünlü pek çok kişi ebedi istirahatgah yeri olarak Eyüp’ü tercih etmişlerdir. Bu yüzden Eyüp’ün dikkat çekici ve buraya mistik bir hava veren diğer bir özelliği de bazıları sanat eseri niteliğinde işlenmiş mezar taşları ile bezeli mezarlıklarının fazlalığı.

 

Eyüp Mezarlığı’nın oldukça ilerisinde özel araçlarla ya da teleferikle gidebileceğiniz, en güzel Haliç ve Eyüp manzaralarının izlenebileceği Pierre Loti Kahvesi yer alır.

 

1850–1923 yıllarında yaşamış ünlü bir Fransız yazar olan Pierre Loti, seyahatleri sırasında çok etkilendiği İstanbul’a yerleşmiştir. Bu kahve de yazarın çok sevdiği ve sürekli olarak geldiği bir yerdir. Kim bilir belki buradan İstanbul’a bakarken hayali aşkı Aziyade’yi düşlemiş, belki de adını haykırmıştır karşı kıyılara. Pierre Loti ile kahve o kadar özdeşleşmiştir ki zamanla onun adıyla anılmaya başlanmıştır. Eyüp’te yaptığınız keyifli bir yolculuğu bir bardak çayla sonlandırıp hem İstanbul ve Haliç’i hem de Eyüp’ü seyredebileceğiniz bu kahvede hediyelik eşyalardan da satın alabilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *