Üsküdar

İstanbul’un Asyalı Yüzü: Üsküdar 

Üsküdar

 

Üsküdar’ın Kız Kulesi’nin hemen karşısında yer alan tepelerinden biri üzerinde Osmanlı Dönemi’ndeki tarikatlardan birisi olan Celvetiler’in toplanma ve ibadet yeri olarak 1595 yılında inşa edilen, ardından yapılan eklemelerle de giderek büyüyen Aziz Mahmud Hüdai Külliyesi bulunuyor. 1925 yıllarına kadar tarikat üyelerinin ayinlerini gerçekleştirdikleri bu yer daha sonra çıkan kanun nedeniyle yalnızca cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı padişahları tarafından büyük saygı duyulan Mahmud Hüdai’nin türbesi de Eyüp Sultan Türbesi gibi yoğun biçimde ziyaret edilir. Caminin içinde Osmanlı süsleme sanatları içinde özel bir yeri olan kalem işlerini görmenizi tavsiye ediyoruz.

 

Kuzguncuk

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

 

Tüm dinler, tüm milletler isterlerse bir arada kardeşçe yaşayabilirler. Bunun en güzel örneğini de boğazın Asya Kıtası’nda Üsküdar’a bağlı bir semt olan Kuzguncuk yaşatır, iki kilise, bir sinagog ve cami yan yana hatta Surp Krikor Lusaveriç Kilisesi ile Kuzguncuk Camisi’nin avlusu ortak, İspanya’dan gelerek İstanbul’a yerleşen ve hatta İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethinden önce buraya gelen Musevilerin bir bölümü de Kuzguncuk’u tercih etmiştir. Kilise ve caminin arkasında da bir sinagog ve onun da hemen yanında Ayios Yeorgios Kilisesi var. İbadet mekânları gibi ölümden sonraki son ikametgâhlar olan mezarlıklar da yan yana ve karşı karşıya. Nakkaştepe Mezarlığı’nda tarihi 600 yılı bulan Musevi mezarları ile Müslüman mezarları birlikte yer alıyor. Bu mezarlığın karşısında ise Rum Ortodoks Mezarlığı var.

 

Kuzguncuk’un diğer önemli anıtları ise Osmanlı sivil mimarisinin güzel örneklerini sunan ve birçoğu boğazın kenarına dizilmiş yalı ve köşkleri. İstanbul’un doğası bozulmamış yerlerinden birisi olan Kuzguncuk’ta özellikle Fethipaşa Korusu insana ferahlık veren bir yer.

 

İstanbul’un bu yakası daha önce de belirttiğimiz gibi hem Bizans hem de Osmanlı dönemlerinde yazlık sayfiye yeri olarak hizmet vermiştir. Beylerbeyi’ndeki en önemli anıt 1865 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Beylerbeyi Sarayı. Padişahın bu yazlık sarayı daha erken tarihli ahşap bir sarayın yerine inşa ettirilmiştir. Sultan Abdülaziz denize düşkünlüğüyle ün yapmış bir padişah. O yüzden sarayın içinde de bol bol deniz ve gemi resimlerine yer verilmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *