Küre Dağları Rotaları

küre_daglari_yürüyüş
Küre Dağları

Koruma altına alınan bölgeler için Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) belirlediği seçim kriterleri arasında, alanın bütünlüğü, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı, endemizm, nadirlik, hassaslık, tehditlerin önemi gibi faktörler yer alır. Tüm bu kriterleri bağrında taşıyan Küre Dağları Milli Parkı, Türkiye’nin özgün coğrafi alanlarından biridir. Kastamonu ili ile Bartın illerinin sınırları içerisinde bulunan milli park, endemik bitkileri, yaban hayatı, özgün mikroklimal iklimi, jeomorfolojik oluşumları, derin vadi ve kanyonları, coşkun akarsuları, şelaleleri ve otantik değerleriyle oldukça bakir bir alan. Ayrıca, tropik bölgeler dışında dünyanın ender coğrafyalarında rastlanan biyolojik çeşitliliğiyle bir açık hava müzesi konumunda. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yeryüzünün acil olarak korunması gereken 100, Türkiye’nin ise 9 sıcak noktasından biri seçilen park, 370 km2lik bir alanı kapsıyor.

Rota Hakkında

Küre Dağları Milli Parkı Müdürlüğü’nün ekoturizm projesi kapsamında meydana getirilen yürüyüş rotalarının arazi çalışması 2010 yılında tamamlandı. Rota, 482 km boyunca işaretlenen güzergâh üzerindeki 36 parkur ve alternatif parkurlarla birlikte toplam 762 km’ye ulaşıyor ve ayrıca 828 km’lik dağ bisikleti parkurlarına sahip. Her seviyeden yürüyüşçüye hitap etmek üzere, kısa, günübirlik ve uzun yürüyüş parkurları hazırlandı. En uzun rotalar bir haftalık kamplı etkinlikleri içeriyor. Ayrıca Yenice Ormanları ve İstiklal Yolu ile de bağlantısı olan rota, Yenice çıkışlı başlayarak Küre Dağları Milli Parkı’nı baştan sona kat edip İstiklal Yolu’nda sona eren yaklaşık 500 km uzunluğunda bir aylık uzun bir parkur olarak da yürünebilir.

Bölgeye Karabük, Kastamonu ve sahil kesimindeki Amasra üzerinden sadece otobüs veya özel araçlarla ulaşmak mümkün. En yakın havalimanı Ankara’da.

Rotanın geçtiği güzergâhları kapsayan Azdavay, Pınarbaşı ve Cide ilçelerinde otel ve pansiyonlar mevcut. Köyler aile pansiyonculuğu için uygun koşullar içeriyor. Yanıkali ve Paşa konakları ile Zümrüt Köyü ve Nalbantoğlu ekoturizm alanları, diğer konaklama seçenekleri arasında. Doğanın kucağındaki yürüyüş rotaları üzerinde birçok kamp alanı bulunuyor.

Yürüyüş için en uygun aylar mayıs ile kasım arası dönem. Kış aylarında çok fazla kar olmakla birlikte, doğası farklı bir güzelliğe bürünür.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.


İlgi Çekici Noktalar:

–          İlk ve sonbaharın envai çeşit çiçekleri

–          Köylü kadınların yün eğirip boyayarak tezgahlarda dokudukları rengarenk çizgili kumaşlardan el işleri

–          Nalbantoğlu, Zümrüt ve Sümenler köyleri

–          Dağ sıralarını kesen ırmakları ve dik yamaçlı vadileriyle Çatak, Valla ve Şehriban kanyonları

–          Sonbaharda, özellikle Ekim ve Kasım aylarında ormanlarda yaşanan renk cümbüşüne tanık olmak

–          Yazın Poyracık, Azdavay ve Ilıca şelalelerinin havuzlarında yüzmek
– Sorkun ve Kokurdan’ın yüksek yaylaları

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *