Gökgöl Mağarası

gokgol_magaralari
GÖKGÖL MAĞARASI

Zonguldak-Ankara Karayolunun Zonguldak girişinde, şehir merkezine 5 km mesafededir. Kolları ile birlikte uzunluğu 3350 m olan mağara, doğu-güneydoğu, batı-kuzeybatı yönünde gelişen ana galeri ile iki büyük yan koldan oluşmaktadır. Gökgöl Mağarası’nın damlataş oluşumları ülkemizdeki doğal mağaraların en güzel örneklerindendir. Girişten itibaren yeraltı deresinin kaybolduğu çatlağa kadar olan fosil kısım ve bu bölümden sonra başlayan Ana Galeri’de görsel zenginliklerine göre adlandırdığımız salonlar bulunmaktadır. İlk 100 metrede Astım Salonu, sırası ile Harikalar Salonu ve Muhteşem Salon.

Gökgöl Mağarası geziye açılan ilk 875 metrelik yürüyüş yolu, aydınlatma gereçleri ve oluşumlarının olağanüstü güzellikleri ile ülkemizin en uzun ve en güzel mağaralarından biri olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz.

Zonguldak ilinde bilinen denizin mavisi-ormanın yeşilliği yanısıra sonsuz güzellikte doğa harikası mağaraları da yer almaktadır. Kültür ve tabiat varlığı olarak 1988 yılında tescil edilen 10 mağaradan biri olan Gökgöl Mağara’sı, MTA Genel Müdürlüğü Jeolojik Etütler Dairesi Başkanlığı Mağara Araştırma Grubu’nca Projelendirilmiş ve Zonguldak İl Özel İdaresi’nce yapılan yatırım çalışmalarının ardından 2001 yılında ilimizi turizmine kazandırılmıştır. Çok sayıda yerli ve yabancı turist hayranlıkla gezdiği mağaradan son derece memnun ve gülen biryüzle ayrılmaktadır.


JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Jeolojik özellikleri bakımından değerlendirdiğimizde mağaranın oluşumu 3 (üçüncü) jeolojik döneme (Tersiyer Dönemi) kadar uzanmaktadır. Milyon yıllık bir geçmişe sahip olan mağara 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci kısım: Fosil Kısım (Girişten 250 metreye kadar devam eden bölüm) İkinci kısım: Aktif Kısım Üçüncü Kısım: Yarı Aktif Yan Kollardır. Milyon yıllık bir geçmişe sahip olmakla birlikte Gökgöl Mağarası’nın en önemli özelliklerinden birisi oluşumun özellikle iç kısımlarda devam ediyor olmasıdır ki bu da mağaracılık da oldukça önemli bir özelliktir. Yani mağaranın hala aktif ve canlı olması bir diğer ifade ile yaşıyor olmasıdır. Bu durum hem oksijen açığa çıkması hem de oluşumların devam ediyor olması bakımından son derece önem arzetmektedir.

Yapılan bilimsel çalışmalar göstermektedir ki damlataş oluşumlarının 1 santiminin meydana geliş süreci en uzun zaman dilimi ele alındığında 200 yıldır. Laboratuvar analizinde damla sularında en yoğun oranda bulunan mineraller kalsiyum karbonat, magnezyum karbonat ve demirdir. Bazı bölgelerde kalsiyum oranı %90’lar civarındadır. Daha sonra sırası ile magnezyum ve demir mineralleri gelmektedir.

Mağara içerisinde binlerce yıldan beri oluşumunu sürdüren ve tamamlayan pek çok sayıda damlataş birikimi mevcuttur. Çok hassas ve yavaş oluşları dikkate alınırsa damlataş oluşumları mümkün olduğunca insan temasında uzak olması gerekmektedir. Ayrıca pek çok canlıya ev sahipliği yapan mağaranın en doğal hali ile korunması mağaracılık biliminin olmazsa olmazları arasındadır. Mağara içerisinde havalandırmanın tamamen doğal oluşu eko klima adı verilen bir havalandırmaya sahip olması da bir başka şaşırtıcı özelliğidir. Ayrıca bilinen bir diğer gerçekte doğal mağaraların sağlık açısından özellikle astım hastalarının doğal yolla rahatlama bakımından ideal mekan olmalarıdır.

Zonguldak deyince akla gelen kömür yanında ilde mevcut diğer güzelliklerden biri olan Gökgöl Mağarası ilimiz turizmine hizmet eden önemli bir öğedir. Mağara dışında yapılan oturma, dinlenme yeri ve yöresel el sanatlarının satış amaçlı sergilendiği salonun inşaası ile hizmet bütünleşmesi sağlanmıştır.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *