Ebu Eyyub El Ensari

ebu_eyyub_el_ensari

EBU EYYUB el-ENSARİ (EYYUB SULTAN) (r.a.) HAYATI

Eyyub Sultan’ın (r.a.) asıl adı Halid bin Zeyd Ebu Eyyub el-Ensari’ dir. Sahabe-i Kiram’dan büyük bir zattır. Hazrec kabilesinin Neccaroğulları kolundandır. Hz Peygamber Efendimize (s.a.v.), dedesi Abdulmuttalib Efendi’nin annesi tarafından akrabadır. Hicret’ten iki sene kadar evvel hanımı Ümmü Eyyub ile birlikte Müslüman oldu ve Ensar’dan İslamiyet’i ilk kabul edenler arasında yer alarak kendisini bu dine adadı. Hz. Peygamber Efendimizin yanından hiç ayrılmadı ve O’nunla beraber bütün savaşlara katıldı. İlk İslam halifeleri tarafından yapılan bütün askeri harekâtlara fiilen iştirak etti. Kendisi Hicret’ten sonra Hz. Peygamber Efendimiz’i evinde yedi ay misafir ettiği için Mihmandar-ı Nebi unvanıyla da anıldı. Ebu Eyyub el-Ensari’nin evini karargâh edinen Hz. Peygamber ilk İslam Devleti’ni burada kurdu. Resul-i Ekrem Efendimiz’ in yanından hiç ayrılmaz, O’nun muhafızlığını yapardı. Bu sayede Alemdar-i Resul payesini kazanmıştır. h.48/m.668 yılında İstanbul’a yapılan sefere İslam Ordusu’yla birlikte katildi. Doksan küsur yaşındaki hasta bedenine aldırmadan, binlerce kilometre zorlu yolculuktan sonra İstanbul surlarının dibine kadar gelerek İslamiyet’i yaymak için savaşa katildi ve savaş esnasında yakalandığı hastalık sonucu 491669 senesinde vefat etti. Vasiyeti üzerine surlara yakın bir yere defnedildi. Halid bin Zeyd haksızlıklara tahammül edemez, doğru bildiğini söylemekten çekinmezdi. Hz. Peygamber’in yanından hiç ayrılmadığı halde son derece titiz olması ve ömrünün cihat meydanlarında geçmesinden dolayı ancak yüz elli hadis rivayet etmiştir.

KABRİNİN BULUNUŞU

Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’u fethetmesinden sonra hocası Akşemseddin Hazretleri’ne (vef:864/1459), Eyyub Sultan Hazretleri’nin kabrini bulmasını istemiştir. Akşemseddin Hazretleri de keşif ve kerametiyle, gece bir ışık topunun indiği alanı, kabrin yeri olarak göstermiştir. Gösterilen yer kazılmış ve “Ebu Eyyub’un kabri burası” yazan mezar taşı bulunmuştur. 863/1458 yılında, kabrinin üzerine bir türbe inşa edilmiştir. Cami ile türbe arasında kalan iç avludaki tarihi Çınar ağacını Fatih Sultan Mehmed Han, Eyyub Sultan’ın cenazesinin gasledildiği yerin üzerine kendi eliyle dikmiştir. Eyyub Camii ise daha sonra (893/1459) inşa edilmiştir.

TÜRBESİ

Türbe, Sultan I. Ahmed devrinde, Sultan III. Selim devrinde 1213/1798 yılında ve Sultan II. Mahmud döneminde 1235/1819 senesinde onarım görmüştür. Lale Devrinde de esaslı bir onarımdan geçirilmiş ve günümüzdeki halini almıştır. Sekizgen planlı, kubbeli bir yapıdır. Kesme küfeki taşından inşa edilmiştir. Kubbe sagır ve kasnaksızdır. Üst duvarlar ve kubbe Geç devirde, Sultan III. Selim devrindeki onarımda yapılmıştır. Türbeye Hacet penceresi yanından girilir ve sol taraftan çıkılır. Dua salonuna girerken hemen sağda yer alan Nişancı Ahmed Paşa’nın mezarı bulunur. Fatih Sultan Mehmed Han ve Sultan II. Bayezid Veli devrinde baş defterdarlık ve lalalık görevi yapmış ve 906/1500 yılında vefat etmiştir.

Asil türbe kısmı, Sultan I. Ahmed’in inşa ettirdiği ziyaret bölümünün içinde yer alır. Türbenin her cephesinde altlı-üstlü birer pencere vardır. Süsleme bakımından zengindir. İçi ve dışı 16-17. yy.’ın en güzel çinilerinden oluşmuş panolarla süslenmiştir. Türbenin ziyaret salonunda Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ayak izinin bulunduğu pano yer almaktadır. Bu panoyu Sultan III. Osman hediye etmiştir. Eyyub Sultan Hazretleri’nin yattığı kısmın duvarları, çinilerle kaplıdır. Bir ayet kuşağı türbeyi dolanır. Sandukayı çeviren gümüş şebekenin uzun kenarında, ortada yer alan parçada, iç içe iki yuvarlak madalyon, sülüs hatla Besmele ve Fatiha Suresi yazılıdır. Sandukanın üstünde sülüs hat He yazılıp, simle işlenmiş puşide yer alır. Puşidenin üstündeki yazıların büyük kısmı devrin ünlü hattatı Mustafa Rakım Efendi’ye bir kısmı da Sultan II. Mahmud’ a aittir. Sandukanın ayakucu tarafında bir kuyu yer almaktadır.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

 

Dua edilen salonda yer alan ve Kutsal Emanetler’den olan Hz. Peygamber Efendimiz’ in (s.a.v.) ayak izini Sultan III. Osman koydurmuştur. Ayak izinin bulunduğu dolabın içinde şunlar yazılıdır;

N’ola tâcım gibi başımda götürsem dâim
Kadem-i resmi durur Hazret-i Şâh-ı Resûl’un
Gül-ü gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidir
Bahtiyâr durma yüzün sür kademine o gülün

Sultan I.Ahmed
Sakın taş sanma yâhu gevher-i âlem bahâdır bu
Gel ey biçâre yüz sür nakş-ı pây-i Mustafa’dır bu
Sezâ arş-ı mu’alla zînet ârây-ı makam olsa
Zehi cây-ı mu’azzam mevk-i hâcet revâdır bu

Sultan III.Selim

Dolabın üzerindeki üç sıra halinde yazılmış olan h.1144/m.l732 tarihli başka bir kitabe de vardır.

 

Hazırlayan: Serhat TEKSARI

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *