Midyat

midyat_turkey
ŞEYH ELETH MEVKİİ HÖYÜĞÜ
İlçemizin batısında bulunan bu mevkii Hasankeyf’e benzer özellikler gösterir. Burada mezarlık, türbe ve birçok tarihi mağara bulunmaktadır. Türbenin etrafında bulunan asırlık ağaçlar, mesire alanı için güzel bir imkan sağlamaktadır.

ULU CAMİİ
Merkez Ulu Camii, 1800 yılında yapılmıştır. Camii dikdörtgen planda sade bir yapıdır. Camii, yine yöre
mimarisine uygun olarak kesme taştan yapılmış olup avlulu camii grubundadır.

CEVAT PAŞA CAMİ
Merkez Cevat Paşa Camii, 1925 yılında Cevat Paşa tarafından yaptırılmıştır. Camii, kalın duvarlı olup, kare planda Midyat taşından inşaa edilmiştir. Avlulu cami tipindedir.

MERYEM ANA MANASTIRI
Midyat Anıtlı Hah köyünün güneyinde yer alan bu Kilise günümüzde eşine az rastlanan kiliselerden biridir. Kilise büyük olasılıkla 6. Yüzyıldan kalmadır. Meryem Ana Manastırı 3. Mecusi’nin gelip kurduğu şehridir.

MİDYAT KATORİ TAŞI
Kolay biçimlenen kalker taşı (Katori) Midyat evlerini oya gibi nakış nakış ince örnekleriyle süsler. Evlerin içi ve dışı desen desen bu süslemelerle bezelidir. Kapı, Pencere çevreleri, sütunlar, kemerler taş işçiliğinin oya gibi ince örnekleri ile bezelidir. Midyat taşı ocaktan çıktığında yumuşak olması; Güneşi ve suyu aldıkça sertleşme özelliği ile restorasyonda ve modern mimaride aranan ve kullanılan bir taştır. Son zamanlarda bahçe dekorasyonları yanında anıt ve saat kulesi yapımında da kullanılmaktadır. Yurt içi kullanımı yanında kilise mihrabı, anıt bina kaplama ve blok taşı şeklinde yurt dışından da talepler olmaktadır. Halen ilçe Merkezinde 14 adet taş işleme atölyesi faaliyetini yürütmektedir. Masa, Sehpa, Şömine, Süs eşyaları yanında Bina kaplamasında Restorasyonunda Cami, Kilise Minber, Mihrap yapımında ve kaplamasında kullanılan Midyat taşı uzun ömürlü dayanıklı ve çok hoş bir görüntü sergilemektedir.

Göz alıcı güzelliği ile mağrur ve gururlu, ezan ve çan sesinin eşliğinde tarih kokan daracık sokakları,
ince bir oya gibi işlenmiş evleri ile farklı dinlerin, dillerin, kültürlerin, medeniyetlerin buluştuğu,
taşın sırlı bir anlama büründüğü mekan olan eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü diyarı Midyat binlerce yıldır dilden dile dolaşan doğal örtüsü taşlarla nam salmaya devam ediyor. Değişik mimari yapıları ile kiliseler, camiler, manastırlar, hanlar Midyat’ın değişik yüzleridir. Bunların hepsi kolay biçimlenen kalker taşıyla (Katori) bezenmiş evlerin içi ve dışı desen desen bu süslemelerle, kapı, pencere çevreleri, sütunlar, kemerler ise taş işçiliğinin oya gibi ince örnekleri ile bezelidir. Son zamanlarda Midyat’a gelen yerli ve yabancı turistlerin taş işlemelere olan yoğun ilgilisi ölmeye yüz tutmuş bir meslek dalı olan taş işlemeciliğini yeniden canlandırdı. Bununla birlikte Midyat’ın doğal örtüsü taşlar, eski binaların restore edilmesiyle yeniden hayat buldu. Bu yüzden Taş; dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan, yolda yürüyen, çalışan, üreten, okuyan, gezen, düşünen, yazan, uyuyan birileri için hiçbir anlam taşımayabilir, fakat Midyat’lı için taş her şeydir, yaşamdır, umuttur, sevinçtir, mutluluktur.

YEZİDİLER
Yezidi ismi eski İran dinindeki (hayır) tanrısı olan (izd) veya (yezdan) kelimesinden gelmektedir. Onara göre Adem Peygamberden sonra sonra ikinci ataları (Ezda) “Tanrı verdi” dır. Bu yüzden bu topluluğa (Ezdai-Ezidi Yezidi) Ezidilerin kitaba cilwa (vahi kitabı) ve “Mishafa-Rş (Reş Kara Kitap)” olmak üzere iki kutsal kitabı vardır. Bu topluluk güneşe tapar ve ona saygı gösterir. Öte dünyaya, ölümden sonraki bir yaşama inanmayan Ezidiler, İnsanın bu dünyada cezalandırılmasını ve ödüllendirilmesini savunurlar. Ezidiler kastlara ayrılmış bir topluluktur. Bu hiyerarşi içinde kastlar arası evliliklere bile izin verilmez. Bu anlamda Ezidi olmayan biri ile evlenmeyi düşünmek de haramdır.

MOR GABRIEL (DEYRUL UMUR) MANASTIRI
Midyat’a yaklaşık 22 km. Uzaklıkta bulunan, Midyat’a bağlı Güngören Köyü’nün 2 km. Kuzeyinde, bodur meşelerle kaplı hafif dalgalı kalker kayalık arazide alçak bir tepeye kurulmuştur. Süryani Kadim Cemaatinin büyük ve ünlü yapıtlarından biridir. Çeşitli dönemlerde ilave restorasyonlarla bugünkü halini alan manastırın ilk temellerini M.S. 397 yılında Mor Şmuel tarafından atılmıştır. VII. Yüzyıldan sonra Aziz Mor Gabriel’in adıyla ünlenmiştir. Dünyanın en eski ve faal Hristiyanlık manastırlarından biri olma özelliğine sahip Mor Gabriel’de; Meryem Ana Kilisesi, Resuller Kilisesi, Kırk Şehitler Kilisesi, Sekiz Kemerli Theodora Kubbesi ve Mısırlılar Kubbesi bulunmaktadır. Bu yapılar zengin motif ve mozaikleri ile ünlüdür.

TELKÂRİ SANATI

Telkâri, tel halinde gümüşü tahta üzerinde açılmış oyuklara gömerek yapılan süslemedir. Gümüş tellerden
oluşturulan süslerle, işlemeli her türlü takı ve ev eşyası yapılır. 15.yy.’dan beri Telkari sanatı Süryaniler tarafından yapılmaktadır. Günümüzde Müslümanlar da Telkâri sanatı ile uğraşmaktadır. Kısaca Gümüş tel işleme sanatı anlamına gelen “Telkari” ince tel haline dökülen Gümüşün bükülmesiyle oluşturulan küçük motiflerin bir araya getirilmesi olarak tanınır. Tümüyle el işçiliğine dayalı bir sanattır. Ayrıca gümüş ince levha haline getirilerek kolye, bileklik, tütün kutusu, sigara ağızlığı, ayna, tepsi, küpe, düğme, kemer, şekerlik, mücevher kutusu, silah kabzası, sigaralık, kalem fotoğraf çerçevesi, anahtarlık, künye, kaşık, kibritlik takunya, vazo, teşbih, gondol, masa üstü isimlik, isimli yüzük vs. yapmaktadırlar. Telkari sanatı yurt içinde ve yurt dışında pazar bulmaktadır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *