Temenni Tepesi ve Aslan Gazi Türbesi / Wish Hill and Tomb of Aslan Gazi

wish hill turkey temenni tepesi
TEMENNİ TEPESİ VE ASLAN GAZİ TÜRBESİ

Tarihsel süreçte prensler, emirler, vali ve sultanlar yenilgi ve “kaçgunlarda” tüneller ve yeraltı kent / köyleri ile önemli bir güvenlik merkezi olan Ürgüp’e sığınırlardı.

Anadolu Selçukluları Devleti Döneminde, sultanların kardeş kavgaları ve Moğol İstilasında, Selçuklu Sultanları IV. Rüknettin Kılıçarslan (sultanlığı 1246-1266) ve III. Alaattin Keykubat da (sultanlığı 1297-1304) Ürgüp’e sığınmışlar, ancak yakalanarak öldürülmüşlerdi.
Anadolu’da, Moğol taraftan Selçuklu Veziri M. Pervane askerlerince Aksaray’da Kılıçarslan’ın şarabına katılan zehir etkili olmayınca Ürgüp’e kaçmış, ancak burada da Araslan (Er Arslan) mevkisindeki kayalıklarda yakalanmıştı. Geleneklere göre sultanların kanı akıtılamayacağı için, yay kirişi ile boğularak öldürülmüş ve naaşı Konya’ya götürülerek sultanların gömüldüğü Kümbethane’ye defnedilmiştir.

Ürgüp halkı, Moğollara karşı bağımsız Selçuklu Devleti ideali için şehit olan Aslan Gazi’yi 586 yıl geçmesine rağmen unutamamış ve bu hatırayı yaşatmak için Kayseri Valisi Vecihi Paşa tarafından 1852 yılında bu türbenin yaptırılması sağlanmıştır.
Tepeye adını veren “Temenni” sözcüğü Sümerce’de “kutsal alan – kurban kesme alanı – dua yeri’ anlamına geldiğinden tepenin, çok eski dönemlerden beri önemli bir yer olduğunu anlıyoruz.

Kuzey bitişiğindeki kaya kütlesi de eski kaynaklarda “Berekut – Burgut” adlarıyla geçen, asıl Ürgüp Kalesidir.

Osmanlı Devleti de bu tekkeyi (derviş evi), “Kılıçarslan Hangahı” olarak kabul edip, türbedar atamış, İstanbul’dan sürekli ödenek göndermiştir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Türbenin asıl mermer kitabesi, çivit mavisi zemin üzerine iki sütun olarak yazılı olup, Ürgüp Müzesindedir. Mezarın hece taşında da diğer bir yazıt vardır.

WISH HILL AND TOMB OF ASLAN GAZI

In the historical process, princes, mayors and sultans in case of defeat and withdraws, used to take a shelter to Urgup with its tunnels and underground villages.

In the Anatolian Seljuks period, because of the brother fights of the sultans for the thrones and in the Mongolian invasion, Seljuk Sultans Ruknettin Kilicarslan IV (1246-1266) and Alaaddin Keykubat III (1297- 1304) also hided themselves in Urgup but were caught and murdered.
Kılıçarslan wanted to be killed by putting poison to his wine glass by the soldiers of Seljuks Vizier M. Pervane who was a supporter of Mongolians in Anatolia. Kılıçarslan escaped to Ürgüp, as the poisoned wine did not effect. He was captured in the place called Araslan (Er Arslan) which was a rocky area. Since blood of the Sultans could not be shed, he was strangled by bowstring and his corpse was taken and buried in “Kümbethane” which was the Sultans cemetery in Konya.

Although 586 years passed, People of Ürgüp did not forget Aslan Gazi, who became a martyr because of his ideals for the independence of Seljuk Empire against the Mongolians. To the memory of him a tomb was built by the help of Kayseri Mayor Vecihi Paşa in 1852.
The word “Temenni” given to the hill means “sacred area, sacrificial area or pray land” in the Sumerian, that gives an idea about the age of the place.

The mass of rock on the northern adjacent was named as “Berekut- Burgut” which was Ürgüp Castle.

Ottoman Empire accepted it as Kılıçarslan’s Dervish House, appointed a caretaker official and provided appropriation. The original marble inscriptions of the tomb that was written on an indigo blue background in two paragraphs, can be visited at Ürgüp Museum now. In the
marble stone of the grave, there is another inscription.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *